''Madem ki yaşam birgün ölümle sonuçlanıyor, insanlar arasındaki bu kavganın anlamı nedir? Yaşadığımız sürece mutlu olmaya, çevremizde mutluluk yaratmaya çalışmalıyız. Ölümle biten hayata yüreğimizin kapılarını kapatmamalıyız. Mutluluk, bir yerde ve her yerde hiçbir şey beklemeden dünyayı, insanları sevmektir.'' diyor Albert CAMUS.
''Yabancı'' adlı romanın kahramanı Meursault'un da hayattan ve insanlardan bir beklentisi yoktur. Annesinin ölümünü, bir cinayeti, idam kararını bile soğukkanlılıkla karşılar.
Albert CAMUS, ''Yabancı'' adlı romanında, yaşadığından ve gelmekte olan ölümden emin Meursault'un dünyaya, topluma yabancılaşması, yaşadıklarına nesnel bir biçimde yaklaşmasını anlatıyor.
