İnsan, diğer insaların bencilce duygularıyla dünyaya gelir.
Kişinin doğduktan sonraki görevi ise, ''Onların'' kendini sevmesi için neler yapabileceğini düşünmek ve bunları gerçekleştirmektir.
Bireyin aile içinde başlayan ''kabul edilme'' duygusu zamanla, kaygılı, kendinden uzaklaşmış insanlar yaratır.
Aile, Çocuğunun sahibi olduğunu düşünerek, bireyin varlığını ortadan kaldıracak derecede müdahaleci bir hale gelir.
Toplum içindeki hiyerarşik yapı bireyin hayatında bir trajedi yaratır. İnsanca bir yaşam istemenin, bu uğurda verilen mücadelenin bedeli ise ağırdır.
Eğer sürünün dışına çıkarsanız sürü sizi ezer ve toplumla çatışırsınız. Uyumlu ve uslu olduğunuz sürece sizi severler.
Franz KAFKA'nın ''DÖNÜŞÜM'' adlı kitabının kahramanı Gregor SAMSA'nın başkaldırısı bilinçaltında başlar. Bilinçaltı, kendine uygun biçimi yaratır ve Gregor ''başkalaşır'' , bir böceğe dönüşür.
Anne onun birgün aralarına-sürüye- döneceğini sabırla beklerken, kız kardeş Gregor'un artık buradan gitmesi gerektiğini, onun bir daha insan olmasından umudunu kesitğini belirtir.
Kız kardeş: '' Gregor, insanların böyle bir hayvanla birlikte yaşamalarının olanaksızlığını çoktan anlar ve kendilğinden çıkıp giderdi.'' der.
Sürüye başkaldıran insan, toplumun gözünde birlikte yaşanamayacak kadar ''iğrenç bir hayvan'' dır. Sürüden ayrılan insan da bu bedeli göze almıştır.
