
Romanlar veya halk arasındaki tabirle Çingeneler!
Hindistan'ın Pencap-Sind (Pakistan, Karaçi) nehir havzası boyunca Pakistan ve Afganistan'ın da içinde bulunduğu bölgelerden 1050 civarında İran ve Anadolu üzerinden dünyaya yayılmış Hint-Avrupa kökenli halkın adıdır.
Dünyanın her yerinde rastlayabileceğiniz kalabalık bir topluluk. Güzel kızları, dansları ve müzikleri ile tanıyoruz Romanları.
Roman sözcüğü yerleşik düzeni olmayan, yersiz-yurtsuz, göçebe insanları çağrıştırır. Oysa Romanların çok azı günümüzde göçebedir.
Bugüne kadarki politikalarla Romanlar hep vatanlarını terk etmeye zorlanmışlardır. Yaşadıkları her ülkede değişik adlarla anılan Romanlar, Anadolu'da "elekci", "sepetci", "karaçi", "çingene" vb. adlarla adlandırılmaktadırlar.
Romanlar, ilk kez 1505'te İrlanda'da, 1514'te de İngiltere'de nüfus kayıtlarına geçirilmişler.
Romanlar’ın büyük bir bölümü gelenek, göreneklerini ve topluluklarının yönetim biçimlerini korumuş ve ilk olarak 19. yy.da Avrupa'da, sayıları 10 ile 100 aile arasında değişen ‘’Çingene’’ toplulukları şefler seçmeye başlamıştır.
"Gadjo Dilo" filmi, Tony Gatlif'in Çingeneler üzerine yaptığı üçlünün son filmini oluşturmaktadır. Filmde Stephane kayıp şarkıcı NORA LUCA’yı aramak için çıktığı seyahatte Çingene şefi ‘’Isıdore’’ a rastlar. Isıdore ise kısa bir süre önce gözaltına alınan oğlunun boşluğunu Stephane ile doldurmaya çalışır. ‘Oğlum’ dediği Stephane’ı yaşadıkları bölgeye götürüp evinde misafir eder.
Ancak, Isıdore’un evinde yatan Stephane’ı gören diğer Romanlar, ‘’evde dev gibi, kocaman dişleri olan bir ‘’Gadjo’’ ‘var diye çığlık çığlığa bağırırlar. Halkını sakinleştirmek Isıdore’a düşer. Zamanla Stephane da orada sürdürülen yaşam biçimini benimser ve dillerini öğrenmeye çalışır.
Giderek bu "çılgın yabancı"ya alışmaya başlarlar. Stephane, Isıdore ve ekibinin şarkılarını teybe kaydeder. Onlara da NORA LUCA’yı dinletir. Oysa Nora, sadece bir kasetin üzerinde ismi olan kayıp bir şarkıcıdır ve yaşadığına dair hiçbir ipucu da yoktur.
Stephane, belki de peşinden boşuna koştuğu hayali ararken, aslında kendini, aşkı ve yepyeni cıvıl cıvıl bir yaşama şeklini bulur.
Romanların kendi ülkelerinde nasıl dışlandıklarına,köylerinin yakılışına şahit olur.Kaydettiği tüm kasetleri toprağa gömüp votkasını içer ve Isıdore’dan gördüğü gibi mezarın başında ağlayarak oynar.
Filmi izlerken Stephane’ın yolculuğunun sonunu merak ediyor, belki de şu ana kadar önyargılı olduğunuz ‘’ÇİNGENE’’ topluluğu hakkında birçok bilgiye sahip oluyorsunuz. Dışlanmış bir halkın sevincine ve hüznüne ortak oluyor, yüreğiniz burkularak ayrılıyorsunuz filmden.
Tony Gatlif'in yönetmenliğini yaptığı, 1997 yapımı ‘’Gadjo Dilo’’ mutlaka izlenmesi gereken önemli bir yapıt.
